KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14259 E., 2012/16468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ...,...,... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekilleri, davalının 01/02/2011 tarihli ... Tv'de yayınlanan " ... " isimli programda ve 03/02/2011 tarihinde kendisine ait internet sitesinde yayınladığı "korkmam ve susmam" başlıklı yazısında, açıkça ... Parti'ye oy verenleri "aptal" olmakla itham ettiğini, bu açıklık karşısında, dava konusu edilen ifadelerle; Bakan, Genel Başkan Yardımcısı, Milletvekili sıfatları ile mensup oldukları ... Parti'ye oy veren müvekkillerinin ve ... Parti Yönetim kadrolarının da hedef alındığı, ifade özgürlüğü, düşünce beyanı ve eleştiri hakkı ile açıklanması mümkün olmayan bu ifadelerin müvekkillerinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemişlerdir.
Davalı vekili, dava konusu edilen, davalıya ait ifadelerde ... Parti'ye oy veren seçmenlerin hedef alınmadığını, zira televizyon programında seçmenler değil anketlerin değerlendirildiğini, hemen hepsinin abartılı ve yanıltıcı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin de bu noktada yeni yapılmış bir ankete işaret ederek onu mizahi bir dille eleştirdiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının seçim öncesi anket yapanları eleştirdiği, tahminlerin abartılı ve tahrik edici yönlerini belirttiği, bu meyanda ... ...'in eski yıllarda yaptığı mizahi değerlendirmenin de söz konusu olduğu, söylenenlerde davacılara yönelik hakaret oluşturacak bir ifade bulunmadığı, seçmen kitlesi için böyle bir olasılık düşünülse bile bu durumda da matufiyet söz konusu olmadığı, zira hakarete muhatap olan kişinin, açık veya ima yoluyla bilinebilecek durumda olmaması gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
-/- -2- 2011/14259-2012/16468
Dava konusu, 01/02/2011 tarihli ...
Tv'de yayınlanan "..." isimli programda, genel seçimler öncesi kamu oyunda yapılan anketlerle ilgili, davalının dava dışı ... ve ... ile diyalog şeklinde geçen konuşmasında; "...yeni yapıldı bir tane, şey... %50 çıkmış, aslında mesela ... ... kriterlerine göre %60 çıkması lazım..." şeklindeki beyanda bulunduğu, yine 03/02/2011 tarihinde davalıya ait internet sitesinde yayınlanan "korkmam ve susmam" başlıklı yazıda, konu ile ilgili olarak; "...1983 yılında İzmir Torbalı'da bir mizah söyleşisi yapıldı. ... ve ben bu söyleşiye katıldık.
Bir vatandaş ... Ağabey'e: biz ... Hoca'nın torunları olarak akıllı bir milletiz değil mi? dedi. ... Ağabey de valla % 60'ımız aptalızdır, diye yanıtladı. Bende ... Ağabey'e: neden bu kadar abarttın? dedim, %92 diyecektim ama dilim varmadı, bu halkı seviyorum, dedi. %92 o zaman ...'in oylamasında çıkan oy oranı idi. ...'nin oyları %50 diyenler iyi abartmışlar, ... 'e göre %60 olmalıydı. Yani biraz daha abartılabilirdi." şeklindeki ifadeler geçtiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan biçimde, davalı tarafından sarf edilen sözler eleştiri sınırını aşmış davacıların kişilik hakkına saldırı oluşturmuştur. Yerel mahkemece bu yön gözetilerek, davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 08/11/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14259, K. 2012/16468, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama