KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/14914 E., 2012/7391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/03/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; davacı, murisi olan ... oğlu ve ...’den olma 1315 doğumlu ... ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında malik olarak gösterilen ... oğlu ...’in aynı kişi olduğunun tespitini istemiştir.
Yerel mahkemece, davacının iddiaları ve davalının savunmaları doğrultusunda deliller toplanmış, dava konusu edilen taşınmazın başında keşif yapılmış, tanıklar keşif mahallinde dinlenilmiş ve tüm dosya kapsamına göre istem kabul edilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş olması dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son ve 389. maddeleri gereğince, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde kurulması gerekir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerin amacı, yargıda açıklık ve anlaşılırlık kuralının gereğidir.
Bu düzenlemelere aykırı olarak verilen kararın yerine getirilmesinde duraksama ve yeni uyuşmazlıklar ortaya çıkar ki böyle bir olgu yasa koyucunun amacına ters düşer.
Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, davacının murisine ait veraset ilamında yer alan kimlik bilgilerinin yazılmamış olması ve kararın yerine getirilmesi aşamasında duraksamaya yol açacak biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/14914, K. 2012/7391, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama