KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/15186 E., 2012/18155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Davacı .... Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/06/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz iddiası ile maddi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, alacaklı olduğu, davacı ... Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu olduğu senet, zamanında ödenmeyince önce ihtiyatî haciz kararı alarak uygulatmış, arkasından icra takibi başlatmıştır. Davacı olan borçlu tarafından Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesine açılan dava sonucunda senette şirket yetkililerinden sadece ...'ın imzasının bulunması, bu kişinin tek başına şirketi temsile yetkisinin bulunmaması nedeniyle şirkete karşı takip yapılamayacağından takibin iptaline karar verilmiş ve karar temyizde onanarak kesinleşmiştir. Davacı takibin bu şekilde iptali üzerine haksız yere haciz uygulandığı iddiasıyla maddi tazminat istemektedir.
Kural olarak aleyhine haksız haciz uygulanan kişi maddi tazminat isteminde bulunabilir. Ancak bilerek veya ağır kusurlu olarak ihtiyatî haczin dayanağı olan olay konusunda mahkeme yanıltılarak hak kötüye kullanılmış olursa eylem hukuka aykırı olur. Dosyadaki bilgilere göre ihtiyatî haciz kararına konu olan senet nedeniyle davacı ... Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu olduğu ve aksinin ileri sürülmediği ve ispatlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre ihtiyatî haciz kararı alınması ve bunun uygulanmasında bir haksız durum söz konusu değildir. Sadece takibin yukarıda bahsedilen gerekçe nedeniyle iptal edilmiş olması davacı yararına bir sonuç yaratmaz. Bu duruma göre somut olayın özellikleri gözetilerek davanın reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/15186, K. 2012/18155, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama