KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/15412 E., 2012/16645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/03/2010 gününde verilen dilekçe ile eşya alacağı, maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, davacının küçük yaşta evlendirilmesi, resmi nikah yapılmaması ve ayrılmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile çeyiz eşyası ve altınların aynen, olmadığı takdirde bedellerinin ödenmesi davasıdır. Mahkemece çeyiz eşyalarının aynen veya bedeli olan 5.900 TL'nin ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalının resmi nikah olmaksızın 29/07/2006 tarihinde evlendikleri, bu tarihten itibaren iki yıl süre birlikte yaşadıkları, birlikteliklerinden bir çocuklarının olduğu, davacının 17 yaşını doldurmasından sonra resmi nikah talep ettiği ancak, davalının resmi nikah yapmaya yanaşmadığı, bu nedenle aralarında geçimsizlik yaşandığı ve ayrıldıkları, ayrılmada davacının kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. Davalının küçük yaştaki davacı ile resmi nikah olmaksızın bir araya gelmesi, çocuklarının olması daha sonra da nikaha yanaşmaması davacının sosyal kişilik değerlerine saldırıyı oluşturur. Bu da davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu sonucunu doğurur.
Mahkemenin tüm bu olguları göz önünde tutmak suretiyle, makul bir miktarda manevi tazminata hükmetmesi gerekirken, manevi tazminat talebinin ret edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 12/11/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/15412, K. 2012/16645, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama