KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/15549 E., 2012/16121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
2-... vekili Avukat ...
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 25/05/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aynı sitede, dairesinin üst katında oturan davalıların sürekli gürültü yaparak kendisini ve ailesini yıllarca rahatsız ettiklerini, huzurlarının kaçtığını, yıllardır hak etmedikleri davranışlara maruz kaldıklarını belirterek uğradığı manevi zararın davalılara ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, ceza dosyasında davalıların kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, yargılama aşamasında davacı tarafın gösterdiği tanıkların dinlendiği, sanık olan davalıların tanık göstermedikleri, katılan tanık anlatımlarına göre karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadığı, mahkemece her iki taraf tanıklarının da dinlendiği ve tanık anlatımlarına göre davalıları günlük yaşam içerisinde olabilecek gürültülerinin olduğu ve davacı için hayatı çekilmez hale getirecek özellikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu edilen haksız eyleme dayanak teşkil eden Sincan 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/350 esas 2010/74 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; tanık anlatımlarında, davalıların gürültü yaptıkları, davalı ...'nin çöp poşetini balkona astığı, akan suyun davacının balkonuna damladığı, elektrik süpürgesi tozunun davalı tarafından balkonda döküldüğü şeklinde davalıların davacıya yönelik rahatsız edici eylemlerinden bahsedilmiş, davalıların yapılan yargılama sonucunda kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmıştır.
-/-
-2- 2011/15549-2012/16121
Her ne kadar, ceza mahkemesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönündeki karar hukuk hakimi yönünden bağlayıcı nitelikte değil ise de ceza dosyası ve dava dosyası kapsamındaki mevcut deliller ile davalıların gürültü ve diğer rahatsız edici hareketleri ile davalılara yönelik haksız eylemlerinin sabit olduğundan B.K'nın 49. maddesi gereğince davalıların haksız eylemi ile zarar gören davacı yararına uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/15549, K. 2012/16121, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama