KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/15774 E., 2012/15858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/12/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haber, Sabah gazetesinin 29/11/2010 tarihli nüshası ile aynı gazetenin internet sayfasında "Darbenin belgesi gözlemci raporu" başlığı ve "Milli Mutabakat Hükümeti" alt başlığı altında yayımlanmış, ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın iddianamesine ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
Dava konusu haberde. 1.... Komutanlığında 2003 yılında düzenlenen plan seminerine katılan Genelkurmay gözlemcisinin raporunda. Türkiye için birinci öncelikli tehdidin iç tehdit olduğunun tespit edildiği ve bu çerçevede "Milli Mutabakat Hükümeti" kurulmasının gerektiğine ilişkin görüşlerin açık şekilde tartışıldığının belirtildiği, "Milli Mutabakat Hükümeti" alt başlığı altında ise.
Balyoz davası olarak bilinen davanın iddianamesine göre, darbe teşebbüsünde bulunan kişilerin hazırladıkları, darbeden sonra kurulacak kabineye ilişkin listenin yayınlandığı anlaşılmaktadır. İddianamenin kabulü ile iddaname aleniyet kazanmış, sözkonusu haberde davacı hedef alınmadan ve herhangi bir kesin yargı sonucunu doğuracak ifadelere yer verilmeden, soruşturma sırasında ele geçen bir belgeden yola çıkılarak haber yapılmıştır.
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/15774, K. 2012/15858, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama