KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/15871 E., 2012/18956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 01/09/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalılar ... ve ... tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 8 yıl hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmişlerdir. Borçlar Kanunu'nun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur.
Böylece davalıların avukatları Av. ... ile Av. ...'nun ceza kararının kesinleşmesinden itibaren yasal kısıtlı olan davalıları temsil yetkileri kalmamıştır. Bu nedenle yasal kısıtlı olan davalılara Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca birer vasi tayin edilip edilmediği ve aynı kanunun 462. maddesi gereğince vasilerin dava açmaya izinli kılınıp kılınmadığı araştırılmalıdır.
Şayet bu işlemler yapılmamışsa öncelikle bunlar tamamlattırılmalı ve sonra kararı temyiz eden davalı ... vekilinin vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir.
Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye “kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş (kabul etmiş) sayılacağı; temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebliğ edilmelidir.
Diğer davalı ... vasisine ise “kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü temyiz edebileceği" kaydını içerir biçimde tebligat çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/15871, K. 2012/18956, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama