KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/3992 E., 2011/5107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan ... manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 09/12/2010 gün ve 2009/14234-2010/12711 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairemizce “...özel telefon görüşmelerinin yayınlanmasında kamu yararı bulunmadığı, kişinin özel yaşamının gizliliğine ve haberleşme hürriyetine saldırı teşkil ettiği...” gerekçesi ile bozulmuştur. Davalılar karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Davacı, Ergenekon soruşturması ile ilgisi olmadığı halde, ... Gazetesi!nin internet sitesinde, İstanbul ... Başsavcılığı'nca hazırlanan ve Ergenekon iddianamesi adıyla anılan iddianame ve eklerinin mahkemeye sunulmasından sonra, iddianame ve eklerinin olduğu gibi yayımlandığını, iddianame ekleri arasında dava dışı ... ... ... ile aralarındaki telefon görüşmelerinin de yayınlandığını, özel yaşamının gizliliğini ve haberleşme özgürlüğünü bozan yayının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar ise, husumet itirazında bulunarak, iddia edildiği biçimde bir yayın yapılmadığını, davacının kişiliğine yönelik bir haber yayımlanmadığını, görünür gerçeğe uygun yayın yapıldığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalı yayın organında Ergenekon iddianamesi ile davacıyı ilişkilendiren bir haber ya da yorumun yer almadığı, güncel ve kamuoyunun yakından izlediği bir dava ile ilgili olan metnin herhangi bir değişiklik yapılmadan yayınlandığı, basının haber verme, kamuoyunu bilgilendirme sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dava konusu telefon görüşmeleri, özel yetkili İstanbul ... Başsavcılığı'nın 10.07.2008 gün, 2008/623 numaralı iddianamesi ile eklerinin özel yetkili mahkemeye tevdiinden ve kabulünden sonra ... Gazetesinin internet sayfasında yayınlanmıştır. Dava konusu telefon görüşmeleri iddianamenin 8.sırasında şüpheli olarak gösterilen sanık ... ... ...'ın nişanlısı dava dışı ... ... ... ile davacı arasında geçmiştir. Kaldı ki dinlemenin yasal olmadığı da ileri sürülmemiştir. İddianame ...
Gazetesi'ne atılan el bombaları ve Danıştay saldırısı olarak bilinen eylemlerle ilgilidir. Bu olaylar sonucu Türkiye'nin gündemi sarsılmış, halen de meşgul etmeye devam etmektedir. Kamuoyunun yoğun bir ilgisi vardır. Davalı gazete iddianame ve eklerini, hiçbir ekleme ve yorum yapmadan aynen yayımlamıştır.
Bilindiği üzere soruşturma sırasında ve özellikle iddianamenin kabulünün ardından yazılı ve görsel medyada bu konularda yazılar çıkmış, haberler yapılmış, açık oturumlar düzenlenmiştir. Bunların Anayasa ile güvence altına alınan basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Kişilik haklarına saldırının kabulü için aranan şartlar oluşmamıştır. Haber doğru ve gerçektir, yayınlanmasında kamu yararı bulunmaktadır, güncel olup özle biçim arasındaki denge bozulmamıştır.
Haber hukuka uygun olduğundan davanın reddine ilişkin kararın onanması gerekirken bozulmuş olduğundan davalıların karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin bozma kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenlerle onanmalıdır.
KARŞI OY YAZISI
Dairemizin, 9/12/2010 tarih 2009/14234 Esas ve 2010/12711 Karar sayılı bozma kararında açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğinden karar düzeltme isteminin reddi görüşünde olduğumdan çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 4/5/2011
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/3992, K. 2011/5107, 4 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama