KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/4065 E., 2011/4118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Davacı ... İnşaat Tic. Koll. Şti. ... ve Ort. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/05/2010 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespiti ve tescili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 27/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı şirket, trafikte adına kayıtlı 34 YJ ... plakalı aracı satılmak üzere 2000 yılında teslim ettiği 3. kişinin ortadan kaybolması nedeniyle satış işleminin yapılamadığını, o kişinin kimliği bilinmediği gibi araca ne olduğunun da bilinmediğinden mülkiyet hakkının da ileri sürülemediğini belirterek, aracın hurdaya çıkarılması, bu istem kabul edilmediği takdirde kaybolmuş (zayi olmuş) sayılarak trafik tescil kaydının silinmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, davaya yanıt vermemiştir.
Yerel mahkemece, davacının amacının araç sahibinin kendisi olmadığının tespiti isteği niteliğinde olduğu, husumetin araç zilyetliğinin devredildiği kişiye yöneltilmesi gerektiği, davalı ...'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Kural olarak adli yargı yerinde idareyi belirli yönde işlem yapmaya zorlayıcı karar verilemez. Davacı, kendisi adına oluşturulan trafik sicil kaydının silinmesini istediğine göre bu istek, idareyi belli bir işlem yapmaya yöneltmeyi amaçlamaktadır. Davacının isteğinin kamu hukuku kuralları içerisinde ve gerekirse idari yargı yerinde çözüme ulaştırılması gerekir.
Yerel mahkemece, öncelikle görev konusunda inceleme yapılıp görevli mahkemenin belirlenmesi, daha sonra görevli mahkemede husumetin doğru yöneltilip yöneltilmediğinin incelenmesi gerektiği gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/4065, K. 2011/4118, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama