KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/4291 E., 2012/17025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 26/11/2008 gününde verilen dilekçe ile idari yargı kararının yerine getirilmemesi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/10/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili duruşmasız olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ...’in tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, idari yargı kararının uygulanmaması nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davacı ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıların idare mahkemesinde açtığı davalar sonunda verilen kararları şekli olarak uyguladıktan kısa bir süre sonra yeni kararlar alarak idari yargı kararlarını sonuçsuz bıraktıklarını ileri sürerek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiş, 05/03/2010 günlü dilekçesi ile manevi tazminat istemini, 3.000,00 TL davalı ...’dan, 3.000,00 TL davalı ...’dan, 2.000,00 TL davalı ...’ten, 2.000,00 TL davalı ...’den ödetilmesi biçiminde açıklamıştır.Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemi yönünden davalı ...’a yönelik istemin reddine, diğer davalılara yönelik istemin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının manevi tazminat istemi açıklattırılarak her bir davalıdan hangi tutarda manevi tazminat istendiği belirlendikten sonra davalılar ..., ...
-/- -2- 2011/4291-2012/17025
ve ... yönünden istenen manevi tazminat tutarları tümden kabul edilmiş, yalnız davalı ... yönünden reddedilmiş olup bu davalı da kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden, reddedilen manevi tazminat nedeni ile davalılar yararına vekalet ücreti hesaplanması doğru değil ise de anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince davalılar yararına reddedilen manevi tazminat üzerinden vekalet ücreti ödetilmesine ilişkin bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılarak kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
...
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/4291, K. 2012/17025, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama