KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/4907 E., 2012/6607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan asil ... ve vekilleri Avukat ... ile karşı taraf davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı ..., davalılar murisinin sürücüsü olduğu aracın tam kusuru ile içinde bulunduğu araca çarpması sonucu ağır yaralandığını ve malul kaldığını ileri sürerek eşi olan diğer davacı ile birlikte uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalılar, murislerinin tam kusurlu olduğu yönündeki tutanak ve raporları kabul etmediklerini, davacının maddi bir zarara uğramadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 15.06.2010 günlü maddi zarar hesabına yönelik bilirkişi raporunda, tazminat tutarları hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve davacıların sigorta şirketinden tahsil ettikleri tazminatın 127.347,00 TL olduğu kabul edilerek bu miktarın hesap rapor tarihine kadar altın, döviz ve asgari ücret fiyatlarındaki artışa göre güncellenmesinden sonra hesaplanan tazminattan indirilmiştir. Oysa ki ihbar olunan ... Sigorta'nın 23.01.2009 günlü cevabında davacılara ödenen tazminat tutarı 132.863,20 TL olarak bildirilmiş iken, davalılar tarafından ibraz olunan belgede 137.673,84 TL tazminat ödendiği savunulmaktadır.
Şu durumda mahkemece, ihbar olunan sigorta şirketince davacılara ne miktarda tazminat ödendiğinin net biçimde belirlenmesinden sonra hesaplanan tazminat tutarından güncelleştirilerek indirilmesi gerekirken eksik inceleme yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alınması isabetli olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
b-Davacı ...’ın yaralanmasına yol açan kazada emniyet kemerinin takılı olmadığı savunulmuş, davacı tarafından da aksi iddia olunmamıştır. Mahkemece, davacının yaralanmasına yol açan kazada emniyet kemerinin takılı olup olmadığı araştırılarak, kemerin takılı olmadığının tespiti halinde davacının kemer takmayarak zararın artmasına neden olduğu gözetilerek BK 44. maddesi uyarınca karar altına alınan tazminat tutarlarından uygun bir indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/4907, K. 2012/6607, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama