KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/4973 E., 2012/6608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/11/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vasisi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vasisi vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davanın tarafları arasında yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak “1-Davacı ... yönünden 19.235,85 TL davacı ... yönünden 21.931,48 TL’nin maddi tazminatın olay tarihi olan 23.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ... ve ...’a verilmesine…” karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararda “1-Davacı ... yönünden 19.235,85 TL davacı ... yönünden 19.235,85 TL davacı ... yönünden 21.931,48 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 23.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılardan ... ve ...’a verilmesine...” biçiminde hüküm kurulmuş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir.
Şu durumda kararın yukarıda açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/4973, K. 2012/6608, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama