KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5045 E., 2012/7221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/01/2010 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... Bakanlığı ... Kurulu Başkanlığı'nda şube müdürü olarak çalıştığını, davalının 26/02/2008 tarihli dilekçesi ile kişilik haklarının ihlal edildiğini, ceza yargılaması sonucu davalının cezalandırılmasına karar verildiğini beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacıyı tanımadığını, hakaret kastının olmadığını, davacının kamu görevini yaparken takındığı tutum ve davranışların eleştirdiğini, evrakın takibini yapan kişinin yüzüne telefonu kapatmanın hakaret ve görevi ihmal olduğunu, bu eylemi nedeniyle çalıştığı kuruma davacının davranışının yanlışlığını bildirmek üzere dilekçe verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; kuruma verilen dilekçenin akibetini araştırmak ve davranışı eleştirmek yerine, gereksiz cümle ve iddiaların kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde davacının çalıştığı kuruma başvurduğu, telefonla aramak suretiyle evrakın akibetini sorduğu, bu sırada davacı ile muhatap olduğu ve sonrasında davaya konu 26/02/2008 tarihli dilekçeyi kuruma gönderdiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında önceye dayalı husumet ve tanışıklık yoktur. Davalı, davaya konu dilekçe ile davacının davranışının nezaket kurallarına ve bürokrasi geleneklerine uymadığını ifade etmeye çalışmıştır.
Ceza mahkemesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da B.K.'nun 53. maddesi anlamında hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bir karar değildir. Şu halde, davanın tümden reddi gerekirken kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile isteminin bir bölümünün kabulü doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5045, K. 2012/7221, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama