KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5338 E., 2011/5293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 29/08/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle davalı tarafından taşınmaz değer kaybının tapuya şerh edilmesi istemiyle ilgili usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı tesisinden kaynaklanan taşınmaz değer kaybından ... maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece, yargılama sırasında alınan 02.11.2009 günlü zarar tutarının belirlenmesine ilişkin rapor sonrası davacı vekilinin alınan rapora göre karar vermesini istediği gözetilerek, itiraz edilmeyen bu rapora göre karar verilmesi gerekirken, son bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Dosyada bulunan tapu kayıt örneğinden, dava konusu taşınmazlardan 1067 parsel sayılı taşınmazın, 3/4'ünün davacı adına kayıtlı olduğu anlaşıldığı halde davacının taşınmazın tümünün sahibi olduğu sonucunu doğuracak biçimde hesaplanan zararın ödetilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı, ıslah dilekçesi ile artırdığı tazminat tutarının faizi ile birlikte ödetilmesini istemiş, faiz başlangıç gününü belirtmemiştir. Faiz başlangıç günü açıkça belirtilmeden istemde bulunulması durumunda kabul edilecek tazminata, istek gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilerek, ıslah dilekçesi ile istenen tazminata ıslah gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5338, K. 2011/5293, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama