KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5353 E., 2011/5224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/04/2008 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespiti ve çek iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, borçlu olunmadığının tespit ile çek iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, yaptığı inşaatın yapı ruhsatı aşamasında, davalı ... tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Otopark Yönetmeliği gereğince otopark ücreti istendiğini, Yönetmeliğin 12/d maddesine aykırı olarak bedelin % 25'inin peşin, kalan tutar için çek alındığını, çek verilmediği takdirde yapı ruhsatının verilmediğini, çek konusu tutarın ödenebilir (muaccel) olabilmesi için parselin otopark ihtiyacının davalı tarafından karşılanması gerektiği halde otopark yapmayan davalıya borçlu olmadığı bir bedeli ödemek zorunda kalacağını belirterek, davalı ...'ye ödemesi gereken borcu bulunmadığının tespiti ile çekin iptalini istemişlerdir.
Davalı ise, Yönetmeliğin 12/c maddesi gereğince davacı tarafa otopark alanı özgülendiğini (tahsis edildiğini), davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğini, çek sebepten soyut (mücerret) olduğundan kök işlemin hukuka aykırılığı ileri sürülerek çekin iptalinin istenemeyeceğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın tamamlanmış bir idari işlemin iptaline değil, tamamlanmış idari işleme dayanılarak alınmış olan çekin İcra ve İflas Yasası'nın 72. maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görev itirazı reddedilmiş;
borçlu olunmadığının tespitine ilişkin istemi kabul edilmiş ve bu kararın gerekçesinde "...bina sahiplerine yüklenen otopark yeri ayırma ve yapma yükümlülüğünün bina sahibince yerine getirilmemesi halinde Belediyece yaptırılacak bölge otoparklarında, binanın ihtiyacı kadar otopark yeri ayrılmasının karşılığı olarak belirli bir bedelin katkı niteliğinde olmak üzere ödenmesi İmar Yasası'na göre düzenlenmiş yönetmelik gereğidir” denildikten sonra yönetmeliğe göre davalı işlemlerinin yönetmeliğe uygunluğu denetlenmiş ve davalı ... tarafından ruhsat düzenlenmesi sırasında belirlenen bedelin %25'lik kısmının nakit olarak alındığı,
kalan kısım için dava konusu çekin alındığı; ayrıca tapuya şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'nin gayrimenkulün tapusuna yönetmeliğe uygun olarak şerh koymuş olduğu halde ayrıca dava konusu çeki almış olmasının yönetmeliğe uygun olduğundan bahsedilemez. Sonuç olarak yasa ve yönetmeliğe dayanmadan alınan çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığı kanatine varılmıştır." denilmiştir.
Uyuşmazlık 3194 sayılı İmar Yasası uyarınca hazırlanan Otopark Yönetmeliği'nin 12/d maddesine göre "Otopark ihtiyacı parselinde karşılanamayan ve idaresince İmar Kanunu'nun 37. maddesine göre otopark tesis edilemeyen alanlarda otopark bedelinin arsa payı hariç %25'i yapı ruhsatının verilmesi sırasında nakden, kalan %75'i ve arsa payı ise Belediyesince parselin otopark ihtiyacı karşılandıktan en geç 90 gün sonra o yıla ait miktarlara göre değerlendirilerek tahsil edilir. Yapı ruhsatı düzenleme aşamasında ödemelere ilişkin taahhütname alınır ve tapu kütüğüne bu hususta, satışına engel olmayacak şekilde şerh düşülür."
Dava konusu olayda, Yönetmelik gereği otopark ücretinin %25'lik tutarı peşin alındığı, kalan tutar için taahhütname alınmasına ilişkin düzenlemeye rağmen dava konusu çekin alındığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, idarenin işleminin tamamlanmasından sonra çekin alındığını belirtmişse de, dava konusu uyuşmazlık bu çekin alınmasının Yönetmeliğe uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten yerel mahkemece de davalı idare eyleminin Yönetmeliğe uygunluğu araştırılmış ve eylemin Yönetmeliğe aykırı olduğu sonucuna varılarak uyuşmazlık çözümlenmiştir. Başka bir anlatımla, adli yargı yerinde davalı idarenin, idari bir eyleminin hukuka uygunluğu denetlenmiştir.
Adı geçen Yönetmelik gereğince davalı idarenin dava konusu çeki alması işlemi bir idari işlem niteliğinde olup İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince bu konuda doğacak uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargıdır. Dava, İcra ve İflas Yasası'na göre açılmış gibi sunulmuşsa da davacı, davalı idarenin eyleminin Yönetmeliğe aykırı olduğunu tespit ettirmek suretiyle yapılan idari işlemin geçersizliğine ilişkin bir karar verilmesini istemektedir.
Davacının istemini, borçlu olunmadığının tespit ve çek iptali biçiminde dile getirmesi, idari işleme dayalı olan dava konusu uygulamanın sonuçlarının ortadan kaldırılmasını amaçlamadığını göstermez. Davalı idarenin eyleminin hukuka aykırılığı belirlenmeden davacı isteminin haklılığına da karar verilemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5353, K. 2011/5224, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama