KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5624 E., 2012/9161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ve diğeri tarafından, davalı ... aleyhine 18/08/2009 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 23/05/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Tapu sicil müdürlüğü, tapu kaydında malik olarak yazılı bulunan kişi ile davacının verdiği veraset kararındaki muris olan kişinin aynı kişi olup olmadığı konusunda tereddüt ederse o takdirde, tapuda tasarrufta bulunacak kişilerden (mirasçılardan) "kayıt maliki olan kişi ile veraset ilamındaki kişinin aynı kişi olduğuna" dair mahkemeden karar getirmelerini ister.
Dolayısıyla bu yönde açılacak davalar, tapu kaydı maliki ile tapuda tasarrufta bulunacak kişilerin aldıkları veraset kararındaki murisleri olan kişinin aynı kişi olduğuna dair tespit davasıdır.
Somut önümüzdeki davada, kayıt maliki olarak gösterilen kişi kesinleşmiş tapu kaydına göre, ....oğlu ...olmasına rağmen, Tapu Sicil Müdürlüğü'nün tapu kaydının malik hanesinde yazılı olmayan ve yazılmasıda zorunlu olmayan anneannenin isminin Anakız olmayıp ...olduğunun tespitine ilişkin karar istemesi doğru olmadığı gibi, davacıların böyle bir talepte bulunarak dava açmalarında hukuki yararları da yoktur. Dolayısıyla, mahkemenin de bu yönde karar vermesi de doğru değildir. Ayrıca dosyada kayıt maliki olan kişiden (muristen) alınmış veraset kararıda yoktur. Mahkemenin eksik inceleme ile karar vermesi de doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı tarafa veraset kararını vermeleri bakımından mehil verip, veraset kararı verildikten sonra da, kayıt maliki olan ...oğlu Seyit Mehmet Azman ile davacı tarafın vereceği veraset kararındaki murislerinin aynı kişi olup olmadığını araştırıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Yerel mahkemenin tapu kaydının malik hanesinde yazılı bulunmayan ve bulunması da zorunlu olmayan kişiler yönünden tespit kararı vermesinde hukuki yarar olmadığı gibi, doğruda değildir.
Bu nedenlerle sayın çoğunluğun onama kararlarına katılmıyorum. Araştırmaya yönelik kararın bozulması gerektiği düşüncesindeyim. 23/05/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5624, K. 2012/9161, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama