KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5645 E., 2012/8095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 05/06/2000 gününde verilen dilekçe ile adan öldürme eylemine dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/03/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/05/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'nın tüm, davalı ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, adam öldürme eylemine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Gerek maddi ve gerekse de manevi tazminat istemlerinin reddedilen bölümleri itibariyle davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10 ve 12. m). Mahkemece, yukarıda gösterilen ilkeye aykırı olarak davalı yararına eksik avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; kararın, HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5645, K. 2012/8095, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama