KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/5710 E., 2012/7834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü (AYEDAŞ) aleyhine 17/11/2003 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kurumun gereken tedbirleri almaması sonucu, cadde üzerinde bulunan yüksek gerilim hattının koparak üzerine düşmesi sonucu ağır yaralandığını halen de bu yaralanmanın izlerini taşıdığını belirterek maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, olayın kaçınılmaz bir durum olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, maddi tazminat istemi kısmen manevi tazminat istemi ise tamamen kabul edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın şekli, gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat fazladır. Daha alt seviyede tazminata karar verilmek üzere usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/5710, K. 2012/7834, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama