KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6663 E., 2012/9291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/02/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları Hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; olayın gelişim biçimi, olay tarihi, tarafların kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.
b)Davacı dava dilekçesinde, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte manevi tazminat istemiş, yerel mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ancak olay tarihinden yasal faiz işletilmesine karar verilmemiştir. Dava, haksız eylem nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup olay tarihinden yasal faize karar verilmemiş olması HMK'nın 26. (HUMK 74.) maddesine aykırıdır. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6663, K. 2012/9291, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama