KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6827 E., 2012/8750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/08/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz işlemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının Üsküdar 1. İcra Müdürlüğünün 2005/10331 sayılı dosyasında babası olan dava dışı Sebahattin Akkenar'ın borcundan dolayı haksız olarak ikametgahında haciz ve muhafaza işlemi yaptırdığını, istihkak istemine ilişkin davanın kabulüne karar verildiğini, muhafaza altına alınan çeyiz eşyalarını geri aldığını, ancak maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü belirterek tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ise borçluya bu adreste icra emrinin tebliğ edildiğini, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre haciz yapıldığını, haczedilen eşyaların davacının çeyizi olmasının mümkün olmadığını, haciz anında kullanılmakta olan iki adet televizyonun haczedildiğini, davacı ile dava dışı borçlu ile davacının haciz yapılan adreste birlikte yaşadıklarını, haczin haksız olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, eylemin haksız haciz niteliğinde olduğu kabul edilerek maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, haksız eylem savına dayalı olup; sorumluluğun kaynağı konusunda da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Şu durumda, uyuşmazlığın çözümünde BK.m.41 vd. hükümlerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, haksız haciz işlemi söz konusu değildir. Haciz işlemi, dava dışı borçlu ile davacının birlikte oturduğu adreste gerçekleşmiştir.
Davacının, üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiası üzerine İcra ve İflas Yasası hükümleri uyarınca işlem yapılmış ve yargılama sonucunda da lehine karar verilmiştir. Dairemiz uygulamasında haksız haciz, ancak borçlu olmadığını bildiği veya borçluya ait olmadığını bildiği kişi ve eşyaya yönelik yapıldığı takdirde söz konusu olur. Kişilik haklarına saldırı oluşturacak şekilde bir haciz işlemi yoktur.
Davalı, dava konusu eylem bakımından yasal hakkını kullanan kişi durumundadır ve sorumluluk koşullarından olan hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmemiştir.
Açıklanan nedenle, manevi tazminat isteminin reddi gerekir. Mahkemece, manevi tazminata yönelik istemin kısmen kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6827, K. 2012/8750, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama