KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/6949 E., 2012/8279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/08/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı taraflarından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının kendisini haksız yere şikayet ettiğini, isnatlarının gerçek dışı olduğunu, hatta bu dilekçesini çoğaltarak yaydığını iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı hakkında savcılığa suç ihbarında bulunduğunu, dilekçesi içeriğinin gerçek olduğunu, soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava dilekçesinin ekinde bulunan isimsiz ve imzasız belgeyi ise kendisinin yazıp dağıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece, dava dilekçesinin ekinde yer alan isimsiz ve imzasız belge içeriğindeki birtakım iddiaların şikayet hakkının sınırlarını aşar ve kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte bulunduğu kabul edilerek istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
B.K'nın 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular ile bağlıdır. Somut olayda davalı, davacı hakkında savcılığa ihbarda bulunduğunu ve soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuştur. Temyiz dilekçesinin ekinde yer alan duruşma tutanağından taraflar hakkında kamu davası açılmış bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda, taraflar hakkında açıldığı anlaşılan kamu davasına ilişkin dosya getirtilerek yüklenen suçların nelerden ibaret olduğu araştırılmalı, eldeki dava dosyası ile ilgili olduğu sonucuna varılacak olursa kamu davasının sonuçlanması bekletici mesele yapılmalı, aksi halde mevcut delil durumuna göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6949, K. 2012/8279, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama