KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7369 E., 2012/9292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat Mustafa Toprak tarafından, davalı .... Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 06/09/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Davalı ...'nün temyiz itirazı yönünden;
Dava, karayolu yapımı sırasında tapulu taşınmazdan izinsiz dolgu malzemesi alınması nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar ... ve Bemak İnş. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ...'nün Malatya ile Elazığ ili arasında yol yapım ve genişletme çalışmaları davalıların tapulu taşınmazından izinsiz dolgu malzemesi almak suretiyle zarara yol açtığı iddiası ile davalı ...’nün de tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir. Mahkemece, adı geçen davalı da diğer davalı ile birlikte tazminat ile sorumlu tutulmuştur.
Davalı ...’nün kamu kurumu niteliğinde olduğu; davaya konu karayolu yapımının, bakım ve korunmasının da görevleri arasında bulunduğu açıktır. Diğer yandan, bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde, anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya korunmasındaki kusurdan doğan zararlar; idari işlem ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın II. Bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu nitelikteki davaların ise idari yargı yerinde açılması gerekir.
Tüm bu açıklamalar karşısında, tazminat istemine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmelidir. İdare’nin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki dava için yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, onun hakkında da işin esasının çözümlenmesi; usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2-a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalı .... Ltd. Şti'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ile reddolunmalıdır
b) Davalı .... Ltd. Şti'nin diğer temyiz itirazına gelince; 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde hüküm kurulmalı taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; acık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak harç ve yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olaçağı açık bir şekilde belirlenmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7369, K. 2012/9292, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama