KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7434 E., 2012/11058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Davacı ...vekili Avukat .... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 06/08/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... ve .....vekilleri ile davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; karar, davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan ... tarafından davacı kuruma ait bakır tellerin çalındığını, diğer davalılar tarafından da tellerin hırsızlık malı olduğu bilinmesine rağmen satın alındığını ve hurda olarak satılmak üzere götürüldükleri sırada kolluk kuvvetleri tarafından davalılar uhdesinde yakalandığını belirterek; tellerin bedeli olarak maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel Mahkeme, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/129 esas sayılı dava dosyası kapsamına ve davacı kurum tarafından sunulan 13/12/2007 tarih ve 12889 sayılı yazı ekindeki rapor ve tutanaklarla zararın tespit edilmiş olmasına göre davanın kabulüne karar vermiştir.
Borçlar Kanunu'nun haksız fiilden doğan borçlarda mesuliyet şeraitini düzenleyen 41. maddesine göre; gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur. Anılan hüküm uyarınca haksız fiilin unsurlarını; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlemek mümkündür. Bu unsurların tamamının somut olayda mevcut olması durumunda haksız fiil faili zarardan sorumlu olacaktır.
Somut olayda; davalılar tarafından hırsızlık ve hırsızlık malı satın alma şeklinde gerçekleşen hukuka aykırı fiilin sabit olduğu anlaşılmakta, kusur ve illiyet bağının mevcut olduğunda da duraksama bulunmamaktadır.
Ancak Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 19/07/2003 tarihinde Van Türk Telekom ambarında yapılan keşif neticesi hazırlanan tutanak içeriğine göre; davalılardan ele geçirilen yaklaşık 980 kg bakır telin, dosya arasında mevcut tutanaklar ile kolluk kuvvetleri tarafından önce Özalp Türk Telekom yetkilisine, oradan da Van Türk Telekom ambarına teslim edildiği, ambarda toplanan tüm tellerin kurum genel müdürlüğünün emri doğrultusunda Makina Kimya Kurumu ile yapılan anlaşma gereğince yılda bir ya da iki kez satıldığı, davaya konu bakır tellerin de bu şekilde satışının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından maddi tazminat olarak davaya konu bakır tellerin değeri istenildiğine ve teller davalılardan alınarak davacı kuruma teslim edildiğine göre; artık zararın varlığından söz edilemez. Haksız fiil nedeni ile uğranılan bir zarar bulunmadığından istemin tümden reddi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7434, K. 2012/11058, 22 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama