KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8628 E., 2012/15476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 11/03/2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, Medeni Yasa'nın 1007. maddesine göre tapu sicilinin yanlış tutulmasından dolayı zarar görene ödenen maddi tazminatın rücu yolu ile kusurlu olan davalılardan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece; istemin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların Kartal Tapu Sicil Müdürlüğü'nde görevli oldukları dönemde ... Mahallesi, 177 parsel sayılı taşınmazın sahte imza ve belge ile satışının yapılmasına neden olduklarını, ortaya çıkan zararın MK'nın 1007. maddesi gereğince ödendiğini, davalıların kusurlu hareketleri ile zarara sebep olduklarını ileri sürerek ödenen tazminatın rucuen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ise savunmalarında, istemin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın maliki olarak satış yapan üçüncü kişinin malik adına çıkartılmış ve onaylı nüfus cüzdanı ile işlem yaptığını, onaylı nüfus cüzdanının üzerine kendi resmini yapıştırdığını, bu nüfus cüzdanına itibar edildiğini, görevi ihmal suçundan yargılanıp beraat ettiklerini, tapu maliki adına 1969 yılında tescil yapılırken kooperatif tahsis belgesiyle işlem yapılmış olduğunu, nufüs cüzdanı suretinin bulunmadığını, tapu tahsis belgesinde eski bir fotoğraf bulunduğunu, başvuru sahibi ile tapu tahsis belgesindeki resmi ... örtüştürmenin mümkün bulunmadığını,kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalıların görevi ihmal suçundan yargılandıkları ve beraat ettikleri, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna göre satışta kullanılan belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunduğu, devletin kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz.
Ayrıca dava konusu olayla ilgili Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/140 E. 2006/143 K sayılı dava dosyası içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/4-212 E., 2007/261 K sayılı ilamında satış işlemi yapılırken; satıcının kimlik belgesi suretinin işlem dosyasına alınmamış olması ve dosyadaki asıl malike ait belge ile karşılaştırılmamış olması, gerçek malikin tescil dosyasında bulunan fotoğrafı ile sahte satıcının evraka eklediği fotoğrafın çok farklı olması,
tapu maliki ...'a ait tapudaki nüfus kayıt bilgilerine göre hane no:30 cilt no: 20, sahife no:53 olmasına karşın sahte satışa konu akit tablosundaki nüfus bilgilerinde hane no:514 olması, malikin isminin ... olmasına ve bu ismin dosyada bulunmasına rağmen, sahte satıcının müracaat formunda isminin "RÜŞDÜ" soyisminin "DEMİRBAĞ" yazılı olduğu hususları tespit edilerek davalıların hiç bir evrakı incelemeyerek satışın yapılmasına göz yumdukları yönünde tespit yapıldığı görülmektedir.
Dosyada bulunan 27/04/1993 tarihli dilekçedeki ...(...) imzası ile 27/09/1969 tarihli tescil talebini içeren dilekçedeki imzalar arasında farklılık bulunup bulunmadığı ile ve yukarıda değinilen HGK'ndaki davalılara atfedilen eylemlerinden dolayı varsa kusurlarının ve oranlarının belirlenmesi için konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmalı, bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8628, K. 2012/15476, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama