KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8771 E., 2011/12524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Davacı TEDAŞ Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/04/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yüksek fiyat ile kalitesiz malzeme alındığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yargılama sürecini özetlemek gerekirse; davacı, 29.04.2004 günlü dava dilekçesinde; davacı kurumun ihtiyaç duyduğu şalter alımı için yapılan ihalede görev yapan davalıların bir firmanın teklifini ihale şartnamesine uygun bulmayarak reddetmiş olmalarının usulsüz olduğunun ve soruşturma aşamasında açılıp incelenen bu teklifin ihalenin verildiği firmanın fiyatından daha düşük olduğunun anlaşılması nedeniyle aradaki fiyat farkı kadar zarara uğradığını ileri sürerek bu zararının ödetilmesini istemiştir.
17.06.2004 günü açılan ve eldeki bu dava ile birleştirilen davada ise; aynı ihalede yüksek fiyatla satın alınan şalterlerin, ihale şartnamesine uygun olmadığının belirlendiği belirtilerek yüksek fiyatla satın alınan bu malzemelerin alım bedelinin ödetilmesi de istenmiştir.
Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiş, Dairemizce de ‘ yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, eksik inceleme ile karar verilmiş olması’ nedenleri ile karar, bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozma kararına uyulmuş ve yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı, davacı ile davalılar temyiz etmişler, Dairemizce; davacının temyiz itirazları reddedilmiş, davalıların temyiz itirazları yönünden ise “…Dairemiz kurulunun önceki bozma kararında da belirtildiği gibi bu iki ürün arasında fiyat farkı yanında malzeme kalitesi, dayanıklılık, kullanım kolaylığı, garanti koşulları gibi tüm teknik özellikler de değerlendirilip karşılaştırılmak suretiyle aynı nitelikte olup olmadıkları açık ve anlaşılabilir biçimde ortaya konulmalıdır.
Bundan sonra iki ürün arasındaki fiyat farkının açıklanabilir bir nedeni bulunup bulunmadığı üzerinde durularak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece bozma kararından sonra alınan bilirkişi raporu ise bu yönlerden yetersiz ve denetime elverişli değildir.
Şu durumda yerel mahkemece açıklanan yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden…” gerekçesi ile yerel mahkeme kararı tekrar bozulmuştur.
Yerel mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş; ancak, bozma kararında açıklanan şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, aynı ihale nedeniyle başka bir memur hakkında sulh hukuk mahkemesinde açılan davada alınan ve elektrik mühendisi ve avukat bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile yetinilmiş ve bu rapora göre davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki eldeki bu davada ve birleştirilen davadaki istemler gözetildiğinde, yerel mahkemece karara esas alınan bu bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, bozma kararına uyulmasına karar verilmiş; ancak bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Kaldı ki Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada düzenlenen bu bilirkişi raporu ile eldeki davanın yargılaması sırasında, bozmadan önce alınan ve ODTÜ öğretim görevlileri tarafından düzenlenen bilirkişi kurul raporu çelişmektedir. Yerel mahkemece, bu bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden yine eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir. Sulh Hukuk mahkemesince de bu bilirkişi raporuna göre bir karar verilmediği gibi eldeki davanın sonucu beklenmektedir.
Şu durumda yerel mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmeli, bozma kararında açıklandığı şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken açıklanan bu yönler üzerinde durulmadan, bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8771, K. 2011/12524, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama