KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8788 E., 2012/10382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı..... Gazetecilik Mat. ve Yay. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 07/07/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava yayın yoluyla kişilik hakkına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... vekili davalı Yeni Asya Gazetesinin 5 Temmuz 2010 günlü nüshasının birinci sayfasında, "BAŞBAĞLAR DA ERGENEKON İŞİ" ve 4. sayfasındaki devamında da "Başbağlar Ergenekon İşi" başlıklı yazıları ile yine 4. sayfadaki "...'İN BÜYÜK PAYI VAR" alt başlıklı yazılarda müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürülmüştür.
Davalı vekili,..... Haber Ajansının Konya Milletvekili .... ile yaptığı röportajın davalı yayın kuruluşu tarafından Başbağlar katliamının yıl dönümü olması ve ilgilinin konuya vakıf bir hukukçu olması sebepleriyle yayımlandığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesi. başka kişinin beyanlarına atfen Başbağlar katliamı ile davacının ilişkilendirilerek olayın sorumlusu olarak gösterildiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş, Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından da bu hüküm onanmıştır.
Bilindiği üzere; 37 kişinin katledildiği Sivas olayı 2 Temmuz 1993 günü, 33 kişinin öldürüldüğü Başbağlar katliamı ise bu olaydan üç gün sonra 5 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Her iki katliamın asıl sorumluluları bulunamamış ve olayların perde arkası bu güne kadar aydınlatılamamıştır. Ülkemizde bunlar gibi halen Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu suikastları da kamuoyunu tatmin edecek şekilde açıklığa kavuşturulamamıştır.
...., katliama uğrayan Başbağlar Köylülerinin avukatıdır. Kendisi bu nedenle geniş bir bilgiye sahiptir. Davacı ise, Ergenekon terör örgütünün kurucusu ve yöneticisi olmak suçundan tutuklu olarak yargılanmaktadır. .....'nın Röportajda, davacıyı Başbağlar katliamı ile doğrudan ilişkilendiren ve suçlayan bir beyanı yoktur. Başbağlar olayının da Ergenekon dosyası ile birleştirilmesini ve araştırılmasını istemektedir.
Davalı .... Gazetecilik ve Matbaacılık Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş. halen Türk Milletinin ilgi alanından çıkmayan olayın yıl dönümü münasebetiyle bu röportajı yayımlamıştır. Bir anlamda basının toplumu bilgilendirme görevini yerine getirmiştir. Basın hürriyeti bağlamında değerlendirilmesi gerekir. Tüm bu nedenlerle, davanın reddi ve dolayısyla yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle değerli çoğunluğun kararına katılamıyorum.13/06/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8788, K. 2012/10382, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama