KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/8833 E., 2012/12413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 14/02/2008 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalı ...' ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, rücuan tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zarar nedeniyle dava dışı şahsa mahkeme kararıyla ödediği tazminatın, kusurları nedeniyle davalılardan dayanışmalı olarak tazminini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibinde yaptığı ödemeyi, davalılardan kusurları oranında rucüan alacak hakkı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, müteselsil sorumlu sıfatı ile üçüncü kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuan tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davalı olarak yer almadığına göre iadenin kapsamı, davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderleri toplamından davalının payına düşen kısmıdır.
Kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi isteyemez. Çünkü sözü edilen giderlerle davalının eylemi arasında uygun sebep sonuç bağı yoktur. Mahkemece yapılacak iş, icra giderleri ile hükmün kesinleşmesinden sonra işlemiş olan faize ilişkin istek bölümünün hesaplanıp reddine karar vermekten ibarettir.
Bu ilkelere aykırı düşüncelerle davacının talebinin tümünün hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/8833, K. 2012/12413, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama