KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/909 E., 2011/13995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/04/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız elkoyma nedeni ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı temsilcisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız elkoyma nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kendi adına asaleten ..., ..., ... ve ... adına velayeten ... ile ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılmış olmasına karşın, yerel Mahkemece gerekçeli kararın karar başlığında davacılardan yalnızca ... gösterilmiş, hüküm sonucunda ise; "(davacının) davalıya karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 36.037,50 TL maddi tazminatın fiili el koyma tarihi olan 09/06/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak (davacıya) verilmesine" biçiminde karar oluşturulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunun HMUK'un 388. ve halen yürürlükte bulunan HMK'nın 297. maddesi uyarınca; tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarının kararda gösterilmesi; hüküm sonucu kısmında ise taraflara yüklenen borç ve "tanınan hakların", birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda gösterilen kurallar gözetilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesiş edildiğinden kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/909, K. 2011/13995, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama