KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9314 E., 2012/8330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ....tarafından, davalı T. Medya Yatırım San. ve Tic. AŞ. adına ...ve diğerleri aleyhine 20/06/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar T. Medya Yatırım San. ve Tic. AŞ., .... ve ...nun tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ...'nun temyiz itirazına gelince:
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına haksız saldırı hukuksal nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, Akşam gazetesinin 17/11/2007 tarihli nüshasının birinci sayfasında çıkan "Kaçırılan liseli kıza 16 kişi tecavüz etti" başlıklı yazıda davacının resmini tanınabilecek şekilde yayınlanması nedeni ile kişilik haklarına haksız şekilde saldırıda bulunulduğunu beyanla Akşam gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürünü de davalı göstermek suretiyle manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar vekili, sorumlu müdüre husumet yöneltilemeyeceğini, haberin hukuka uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunmasında bulunmuştur.
Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
26.06.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5187 sayılı Basın Yasası'nın 13. maddesi gereğince basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi müştereken ve müteselsilen sorumlu olup hukuki sorumlular arasında sorumlu yazı işleri müdürü bulunmamaktadır.
5187 sayılı Basın Yasası'nın 2/c maddesi gereğince süreli yayın niteliğindeki dava konusu haberin yayımlandığı 17/11/2007 günlü gazetenin sorumlu müdürü olan davalı ...'ya 5187 sayılı Basın Yasası'nın 13. maddesi gereğince husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek, hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davacı taraf ile ilgili fotoğraflı aynı haber birden çok yayın organında yer almış ve davacı tarafta her bir yayın için ayrı dava açmıştır.
Nerede ise, tek bir haber için verilebilecek manevi tazminat miktarları birden çok ayrı dava konusu yayınların her biri için verilmiştir ki, bu durum hakkaniyete uygun düşmediği gibi, davacı tarafın haber nedeniyle duyabileceği üzüntününde üzerinde zenginleşmesine yol açacak mahiyettedir.
Dolayısıyla, olay tarihi, olayın gelişimi, haberin veriliş şekli ve tek bir olayın aynı şekilde birden fazla yayın organında verilmiş olması nedeniyle birden çok davaya konu edilmesi gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarları fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminatlara karar verilmek üzere mahkeme kararı bozulmalıdır. Düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun manevi tazminat miktarları yönünden mahkeme kararını onama düşüncelerine katılmıyorum. 10/05/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9314, K. 2012/8330, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama