KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9483 E., 2012/12842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Davacı Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/08/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, indirimli tarifeden faydalanan dava dışı 3. kişi tarafından açılan davada kabul edilip ödenen paranın rücu yolu ile geri alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafça temyiz olunmuştur.
Davacı, teşvik belgesi sahibi olan dava dışı bir şirkete, davalının yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanması nedeniyle dava dışı şirketin açtığı dava sonunda, normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödediği tutarın, ödemeye yol açan davalıdan rücu yolu ile alınmasını istemiştir.
Davalı ise, zamanaşımı savunmasında bulunarak istemin reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Dosya içeriğinden, icra dosyasına 19.03.2007 günü ödeme yapan davacının, eldeki davayı 07.08.2009 gününde açtığı anlaşılmaktadır. Rücu davalarında zamanaşımı süresi ödeme tarihinden itibaren bir yıldır.
Dava dilekçesi davalıya 24/08/2009 tarihinde tebliğ olunmuş ve davalı da 10/09/2009 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Her ne kadar süresi geçtikten sonra zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, 17/09/2009 tarihinde davacıya tebliğ edilen cevap dilekçesinde zamanaşımı defini içeren savunmaya açıkça karşı çıkılmamıştır. Bu nedenle davalının zamanaşımı defi süresinde kabul edilmelidir.
Yerel mahkemece, davanın açıldığı günde, ödeme tarihlerinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gözetilerek, istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9483, K. 2012/12842, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama