İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/9577 K.2012/10988

Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 27/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne…

Esas2011/9577Karar2012/10988Tarih21 Haziran 2012Okuma5 dk · 948 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2011/9577 E., 2012/10988 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Haziran 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 27/07/2010 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir.

Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. Yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluğu bu farklılıklar gözetilerek belirlenmelidir. Bu nedenle basının ayrı bir konumu bulunmaktadır.

Basının bu ayrıcalık taşıyan konumu ve özgürlüğü, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Bundan dolayıdır ki, yayınlarında kişilik haklarına saygı göstermesi gerek Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümünde yer alan gerekse MK.nun 24 ve 25. maddelerinde ve özel yasalarda güvence altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerekecektir. Açıklanan bu yasal düzenlemelerden ve yargısal uygulamalardan da anlaşılacağı gibi, basının özgürlüğü ile kişilerin, kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda somut olaydaki olgular itibariyle koruma altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerekecektir.

Bunun için temel ölçüt, kamu yararıdır. Yayın, salt toplumun yararı gözetilerek yapılmış olmalıdır. Toplumun çıkarı dışında hiçbir kişisel çıkar, gerçeklerin yanlış olarak sunulmasına neden olmamalıdır. Haber olduğu biçimi ile verilmeli ve kişisel katkı yer almamalıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, yayında kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli ve haber verilirken özle biçim arasındaki denge de korunmalıdır. Bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yayın hukuka aykırılığı oluşturur ve böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur.

Anılan ilke ve kurallara uyulması durumunda ise, yayının Anayasa, Basın Yasası ve basının genel işlevi karşısında hukuka uygun olduğu, kişilik değerlerine saldırı teşkil etmediği kabul edilmelidir.

Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. Olay veya konu ile ilgili olan, görünen bilinen herşeyi araştırmalı, incelemeli ve olayları olduğu biçimi ile yayınlamalıdır. Bu işlevi ile gerek yazılı ve gerekse görsel basın, somut gerçeği değil, o anda belirlenen var olan ve orta düzeydeki kişilerce de yayının yapıldığı biçimi ile kabul edilen olguları yayınlamalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan, gerçek olmadığı anlaşılan olayların ve olguların yayınından basın sorumlu tutulmamalıdır.

Davaya konu olayda; kamuoyunda balyoz davası olarak bilinen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E: 2010/283 sayılı dosyasında yargılanan, çoğunluğunu emekli veya muvazzaf üst düzey askeri şahısların oluşturduğu sanıklar hakkında, nöbetçi hakim sıfatıyla davacının verdiği tahliye kararı haber yapılmıştır.

Haberin devamında, davacının 4 gün içinde karar vermesi gerekirken 5. gün karara bağladığı; davacının hukuk fakültesi öğrencilik yıllarında 5 litrelik benzin bidonu ve yanmaya hazır molotof kokteylleriyle yakalandığı ve gözaltına alındığı; polis tutanaklarına göre, evinde yapılan aramada çok sayıda illegal yayınla birlikte slogan yazımında kullanılan 3 adet sprey boya ele geçirildiği, arama sürerken Alp'e gelen telefonda arkadaşının "eylemde yakalanan oldu mu?" dediğinin de tutanaklara geçtiği belirtilmiş; "otobüs durağına gidiyordum.

O esnada bir şahıs yanımdan geçerken elindeki torbayı atarak kaçtı. Ben de içinde kırılacak bir şey vardır diye elime aldığımda polis beni yakaladı", boyalar hakkında da "ablam Fatma ALP'e aittir" şeklindeki savunmasına da yer verilmiştir. Haberde ayrıca davacının DHKP-C davasının kararında sanıkların beraati yönünde düştüğü muhalefet şerhi ile de gündeme geldiği açıklanmıştır.

Dosyadaki delil ve belgelere göre, gerçekten de davacı Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hazırlık No: 1991/51 sayılı dosyasında yasadışı örgüt üyesi olmak ve faaliyet yürütmek suçundan gözaltına alınmış ve ifade vermiştir.Ancak, savcılık tarafından Karar No: 1991/20 sayılı kararla "Sanık ...'in yasa dışı örgüt üyesi olduğu, faaleyeti yürüttüğü konusunda sonradan rücu ettiği emniyet ifadesinden başka hakkında kamu davasının açılmasını haklı gösterecek delil ve emare elde edilemediğinden..." kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu kararın haberde belirtilmemesi kişilik hakkını ihlal etmez. Zira basın görünür gerçeğe uygun yayın yapmakla yükümlüdür. Haber kolluk ifadesine dayandığından görünür gerçeğe uygundur. Delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verildiğine dair açıklamanın haberde yer alması zorunluluğundan söz edilemez.

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E: 2007/341, K: 2010/20 sayılı dosyasında da davacı, sanıkların mahkumiyetine dair çoğunluk görüşüne karşı beraat yönünde muhaleet şerhi yazmıştır. Dolayısıyla haberde geçen açıklamalar gerçektir.

Haberde bahsi geçen balyoz davası Türkiye gündeminde önemli yer etmiş ve halen de gündemi meşgul etmeye devam etmektedir. Kamuoyunun yoğun bir ilgisi vardır. Hemen her duruşma veya ara kararı TV anahaber bültenlerinde, gazetelerde yer almaktadır. Davada sanıklar tutuklanmış, defaatle tahliye talepleri reddedilmişken, davacı nöbetçi hakim sıfatıyla tahliye kararı vermiştir.

Böylesine önemli, uzun süre ve halen gündemin ilk sıralarını meşgul eden bir davada dikkat ve ilgi çekici bir karar veren davacının basının ilgi odağı olması, medya tarafından geçmişinin irdelenmesi doğaldır. Çünkü kamuoyu önünde olan veya gündemde ilgi odağı olan kişilerin basın tarafından geçmişlerinin irdelenmesi, hatta özel hayatlarının haber konusu yapılması basın özgürlüğü kapsamındadır.

Dolayısıyla, yukarıda anılan muhelefet şerhi ile öğrencilik yıllarındaki soruşturmaya ilişkin kısımların güncel olmadığı gerekçesiyle kişilik haklarını ihlal ettiği iddia edilemez.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, kişilik haklarına basın yoluyla saldırı nedeniyle tazminat için gerekli şartların oluşmadığı, dolayısıyla davanın reddi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.21/06/2012

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9577, K. 2012/10988, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9577
Karar No
2012/10988
Tarih
21 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/9578 K.2012/26363
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/9578 K.2012/17842
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/9579 K.2012/11003
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/9579 K.2012/21684
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/9579 K.2012/10070
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/9580 K.2012/21693

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.