KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9885 E., 2012/14300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Davacı ...Ş. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 26/03/2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Kural olarak üçüncü kişiler, muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü danışıklı olan bir hukuki işlem ile üçüncü kişinin zararlandırılması ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak, üçüncü kişinin danışıklı işlem (muvazaalı muamele) ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir.
Somut olayda, davalı ...’un davacı bankadan kredi kullandığı, kredinin geri ödemesi geldiğinde temerrüde düştüğü ve adına tescilli bulunan dava konusu gayrimenkullerini diğer davalı eşine tapuda satış yaparak devrettiği, duruşma sırasında, eşinden satış karşılığı bedel almadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının eldeki bu davayı açmaktaki amacı, satış işleminin kendisi yönünden geçersizliğini sağlayarak alacağına kavuşmak olduğundan, davacının alacağını almasını sağlayacak biçimde, İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesinde yer alan kaydın iptaline gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğine ilişkin düzenlemeye benzer bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, taraflar arasında devam eden icra takip dosyalarından dolayı davacının alacağını alabilmesine olanak sağlayacak ölçüde haciz ve satış isteyebilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9885, K. 2012/14300, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama