KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/10033 E., 2012/17018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/02/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının 02/05/2007 tarihli Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu savunma dilekçesinde kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davalının şikayet dilekçesinde belirttiği hususların doğru olmadığını, savunma sınırları içerisinde kalarak davacıdan sadır olan sözleri dilekçesine yazdığını, dilekçenin bütünü incelendiğinde saldırı ve hakaret kastının olmadığının anlaşılaçağını, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu dilekçedeki ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının, davacının üyesi bulunduğu konut yapı kooperatifinin yöneticisi olduğu, davalı hakkında bu konut yapı kooperatifindeki işlemleri nedeniyle soruşturma yürütüldügü, bu soruşturmalara davacının da müşteki olarak katıldığı, davalı hakkında isnatlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının yazılı savunmasını sunduğu dilekçede doğrudan hakaret oluşturacak ifadenin bulunmadığı, bu ifadelerin savunma sınırları içerisinde kaldığı benimsenerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/10033, K. 2012/17018, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama