KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/10379 E., 2012/17715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/03/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı hazine, dava konusu yerin mera vasfı taşımasına rağmen davalının mera vasfını bozacak şekilde 17.243 m2'lik kısmını ev ve ahır yapmak suretiyle yapısal, bahçe ekmek suretiyle tarımsal olarak kullandığını, mülkiyet sahibi hazinenin bu nedenle zarar gördüğünü, 2011 yılı için vasfı bozulan meranın eski haline getirilmesi bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, dava konusu yerde 25 yılı aşkın süredir oturduğunu, bu yerin eski bir yerleşim yeri olduğunu, muhtarlığın bilgisinde yerleşime açıldığını, valilik düzeyinde de işlemlerin yürütüldüğünü, merada herhangi bir tahribat olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece, dava konusu yerde keşif yapılarak taşınmazın mera vasfında olduğu belirlenmiş ve istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı vekilinin dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu ve kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğine yönelik mahkemenin 2008/1226 Esas sayılı dosyasına sunduğu 12.04.2010 günlü temyiz dilekçesinde açıklamada bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya arasında dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının bulunmadığıda görülmüştür.
Şu durumda, mahkemece, dava konusu taşınmazın mülkiyet uyuşmazlığına yönelik dava açılıp açılmadığının araştırılması ve sonucuna göre dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/10379, K. 2012/17715, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama