KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/110 E., 2012/17487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 16/03/2003 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Rücuen tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin 08.02.2011 tarihinde kesinleşen kararı ile; davalıların geceleyin iş yerinde yağmaya eksik teşebbüs suçundan 5' er yıl 10' ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hürriyeti tahdit suçunu silah kullanarak işlediklerinden 3'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, davalılar ... ve ...'un polis memurlarına silahla mukavemette bulunmaktan 1'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, davalıların ...'i birlikte döverek basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaktan 3'er ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
6136 sayılı yasaya muhalefetten 10'ar ay hapis ve 375'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve yine davalı ...'un polis memuru ...'a görevi nedeniyle silahla basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralamaktan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Davalılar mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmişlerdir.
Borçlar Kanunu'nun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre, aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...'un ceza kararının kesinleşmesinden itibaren yasal olarak kısıtlı bulunan davalılar ... ve ...'u temsil yetkisi kalmamıştır. Bu nedenle tüm davalı yasal kısıtlılara Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalıdır.
MK'nun 471. maddesine göre özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet halinde vesayet hapis halinin sona ermesine kadar devam edeceğinden, MK'nun 407 ve 462 maddeleri kapsamındaki işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılıp, tamamlanmadığı takdirde tamamlanması istenilmeli ve buna göre temyiz eden avukat ... 'un vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir.
Vekaletname ibraz edilmezse mahkeme ilamı vasiye “kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan temyize icazet (muvafakat) vermiş sayılacağı; temyize icazet (muvafakat) vermiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” şerhini ihtiva eden bir tebligatla tebliğ olunmalı, yine davalı ... yönünden de mahkeme kararı vasisine tebliğ edilmeli, yasal 15 günlük temyiz süresi de beklenmeli ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/110, K. 2012/17487, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama