KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/11719 E., 2012/17691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ve ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/02/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava yaralama ve hakaret nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, maruz kaldığı haksız eylemlerden dolayı manevi üzüntü içine girdiğini beyanla uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının davacıya yönelik haksız eylemlerinin sübuta erdiği gerekçesiyle eylemlerin davacıda oluşturduğu elem ve ızdırabın derecesi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47-49 maddelerine göre vücut bütünlüğü ve kişilik hakları hukuka aykırı biçimde saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
-/-
-2- 2012/11719-2012/17691
Somut olaya gelince; olayın meydana geliş biçimi, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının yaralanmasının derecesi ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/11719, K. 2012/17691, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama