KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12264 E., 2012/18006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 07/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın zamaaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının evli oldukları dönemde eşi ile gayri meşru beraberlik yaşadığını ve evliliğinin sona erdiğini beyanla, uğradığı zararın davalıdan tazminini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, "dava dilekçesi davalıya 15/06/2011 tarihinde bizzat tebliği edildiği, tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK.nun 195. maddesi uyarınca, 10 günlük davaya cevap süresi geçtikten sonra davalı adına vekilinin verdiği 19/09/2011 tarihli cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Zamanaşımını ileri sürdüğü tarihte yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK.na göre, zamanaşımı defi ilk itirazlardan olmadığından, duruşmanın her aşamasında ileri sürülebileceği ancak, HUMK.nun 202/2. maddesine göre, davacı muvafakat etmeksizin davalının savunmasını genişletemeyeceği ve değiştiremeyeceği gözetilerek, l0 günlük cevap süresi geçtikten sonra davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, davacı, davalının, bu zamanaşımını içerir cevap dilekçesine yönelik vermiş olduğu 29/09/2011 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, sadece davalının davanın esasına yönelik savunmalarına ilişkin yanıt verdiği,
davalının zamanaşımı iddiasına yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığı gözetilerek" davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, 04/07/2011 tarihli ilk celsede duruşmaya katılan davalı vekilinin şimdilik zamanaşımı itirazımızı ileri sürüyorum dediği ve aynı celse hazır bulunan davacı asilin, davalının zamanaşımı itirazını kabul etmiyorum diyerek karşı koyduğu anlaşılmakla, yukarıda belirtilen gerekçe ile duruşma sırasındaki beyanlar gözardı edilerek yazılı dilekçeler aşamasında davacının zamanaşımı define karşı süresinde karşı koymadığından bahisle davanın zamanaşımına uğradığından reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve işin esası incelenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12264, K. 2012/18006, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama