KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12455 E., 2012/17713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/09/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul olunmuş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının verilen bir iftar yemeği sonrasında yaptığı konuşmada kendisine hakaret ettiğini, kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, konuşmasında davacıya hakaret etmediğini konuşmanın yeri ve zamanının belirtilmediğini, davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından söylenen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu kanaatine varılarak istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Duruşma tutanaklarına yansıyan taraf vekilleri beyanlarından, davacının şikayeti üzerine iddia edilen konuşma nedeniyle davalı hakkında Sakarya 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/516 Esas sayılı dosyasında hakaret eylemi nedeni ile kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle davalı hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenerek ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir
Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12455, K. 2012/17713, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama