KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/12473 E., 2012/18735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 08/10/2009 gününde verilen dilekçe ile muvazaaya dayalı haciz ve satış isteyebilme yetkisi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2011 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarflarından istenilmekle, daha önceden belirlenen 12.06.2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraf davalılardan ... vekili Avukat ... geldiler, diğer davalılar adlarına gelen olmadı.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların davalılardan ...'a yönelik temyiz itirazları ile davalılardan ... ve ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davacılardan ...'in temyiz itirazlarına gelince:
Dava, muvazaa hukuki nedenine dayalı haciz ve satış isteme yetkisi talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılardan ...'in hakkında ibraz edilen vekaletnamenin dava tarihinde geçerli olmadığından ve usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davanın açıldığı tarihte vekilin asili temsil yetkisi kalmamıştır. O halde, vekile vekaletname ibrazı için süre verilmeli vekaletname sunulursa yargılamaya devam edilmelidir. Mahkemece vekaletname eksikliği yönünden davacıya imkan tanınmaksızın yargılama sonunda belirtilen şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-) Davalılardan ... ve ...'in temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davalılar arasındaki satışın muvazaalı olduğu, İİK'nun 283/II maddesi uyarınca dava bedele dönüştüğünden satış tarihindeki değerinin davacıların takip dosyasındaki alacakları ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların amacı yaptığı icra takibi sonucunda alacağının tahsili olanağına kavuşmaktır. Şu durumda, muvazaalı olduğu anlaşılan taşınmaz devrinin davacı bakımından geçersiz olduğu saptanılmakla yetinilmeli; davalıların yaptığı muvazaalı işlemin davacılar yönünden geçersizliği ile takip dosyasıyla sınırlı ve taşınmazın da değerini aşmayacak şekilde davalıların malvarlığı üzerinde haciz ve satış isteyebilme yetkisi verilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. Bu husus gözetilmeksin tazminat şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12473, K. 2012/18735, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama