KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/14204 E., 2012/18045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/01/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
...
KARŞI OY YAZISI
Davacı 2/20 hissedar olduğu dava konusu 209 ada 1 nolu parseldeki taşınmazın 3/20 pay sahibi olan dava dışı hissedarının bu davanın davalısı ...'ye sattığını, davalı aleyhine ... 'a davası açtığını ancak bu yargılama sırasında 28/08/2007 tarihinde dava konusu hissenin 20.000 TL bedelle dava dışı ...'ya satıldığını, bu kişinin yargılamaya dahil edilerek bedelde muvazaa iddiasıyla yargılamaya devam edildiğini ancak Sulh Hukuk Mahkemesince muvazaa kabul edilmeyerek davanın sonuçlandırıldığını bu durumda fazla para ödemek zorunda kaldığını her iki bedel arasındaki fark olan 17.652,97 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. -/-
-2-
2012/14204-2012/18045
Mahkemece her iki satış bedeli arasındaki farktan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı başlangıçta davalı aleyhine ...'a davası açarken dava konusu hissenin 3 kişiye devrinin önlenmesi bakımından tedbir talebinde bulunmamıştır. ...'a davalarında bu istem önemlidir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında bu payın 3. kişiye devredilmesinde bu açıdan davacının da kusuru mevcuttur. Kaldı ki yapılan yargılama sırasında muvazaa iddiasında kanıtlanmamış karar derecaattan geçerek kesinleşmiştir.
Bu durumda davacının kusuru da gözetilerek tazminattan indirim yapılması gerekirken hesaplanan bedelin tamamına hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan dairemizin onama kararına katılmıyoruz. 28/11/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/14204, K. 2012/18045, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama