KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/15690 E., 2013/11807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 20/05/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/05/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak davacı ile davalılar ... vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ile karşı taraftan davacı banka vekili Avukat..... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) a-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eyleme dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kredi tahsis ve kullandırım tarihlerinde bankanın bölge müdürü ve ilgili şubelerde şube müdürü, kredi komitesinde görevli bulunan davalıların kullandırdıkları krediler nedeniyle başlatılan icra takiplerinin 31.01.2002 tarihinde acizle sonuçlandığını; dava dışı borçlulara, olumsuz istihbarat raporlarına, öz kaynaklarının ve teminatlarının yetersizliğine rağmen usulsüz krediler kullandırıldığını, borçlular hakkındaki takiplerin semeresiz kaldığını, davalıların görevle bağdaşmayacak şekilde basiretsiz ve tedbirsiz davranarak bankayı zarara uğrattığı ileri sürülerek zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, son iki bilirkişi raporunun birbirini doğruladığı belirtildikten sonra bir bütün olarak hiçbir bilirkişi raporu esas alınmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından dava dışı kişilere kullandırılan kredilerin geri dönmemesinde bankacılık dışındaki etkenlerin zararın oluşumundaki oranı, banka şubesi ve bölge müdürlüğünün zararın oluşmasındaki payları ve yine davacı banka çalışanı olan davalıların kişisel kusur oranları yönünden 02.04.2010 tarihli bilirkişi heyet raporunun oluşa uygun olduğu, kullanılan hesap yöntemiyle zarar kapsamının doğru olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, 02.04.2010 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmelidir. Mahkemece, bu rapor bir bütün olarak gözetilmeksizin, sorumluluk paylarının olaya uygun düşmeyecek şekilde resen taktiri yerinde görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
b-Mahkemece, hüküm altına alınan tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Dava konusu tazminat haksız eylemden kaynaklandığına göre hüküm altına alınan miktara yürütülecek faizin yasal faiz olduğu gözetilmeksizin karar verilmiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/15690, K. 2013/11807, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama