KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/16305 E., 2013/11813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Dinçer vekili Avukat ... tarafından, davalı .......aleyhine 24/01/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 06/06/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat....geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisine ait aracın eski eşi olan davalının sevk ve idaresinde iken 14/09/2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu dava dışı İbrahim Yıldırım isimli kişinin zarar gördüğünü, ceza davasında davalının tam kusurlu bulunarak cezalandırıldığını, sigorta şirketinin dava dışı kişiye ödediği tazminatın rücuen tahsili için dava açtığını, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/381 esas sayılı dosyasında 17.303,50 TL'nin ferileri ve yargılama giderleri ile birlikte tahsiline karar verildiğini ve icra yoluyla tahsil edildiğini,
davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda ödediği paranın davalıdan tahsili için Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/42 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı zamanaşımı süresinin dolduğunu beyan ederek davının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, BK'nun 60 ve KTK'nun 109. maddeleri gereğince kazayı yapan ve başından beri kimliği bilinen davalı hakkında dava tarihine kadar herhangi bir müracaatta bulunulmadığından dava tarihi itibariyle zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanmaktadır. Karayolları Trafik Kanununun 109/4. maddesinde “Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Davacı hakkında başlatılan icra takibinde maaşından çeşitli tarihlerde kesintiler yapılmış ve son olarak alacaklı vekili tarafından düzenlenen 22/11/2011 gün ve 19.500,00 TL bedelli tahsilat makbuzu ile bakiye borç ödenmiş, 25/11/2011 tarihinde bu durum alacaklı vekilince icra dosyasına bildirilerek dosyanın infazen işlemden kaldırılması istenmiştir. Davacı ise, davalı hakkında 03/01/2012 tarihinde icra takibi başlatmış ve eldeki dava da 24/01/2012 günü açılmıştır.
Mahkemece yukarıda belirtilen yasa maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/16305, K. 2013/11813, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama