KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/2110 E., 2012/12639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/03/2011 gününde verilen dilekçe ile tespite itiraz istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı idareyi taraf göstererek dava konusu taşınmazın kayıt maliki ile kendisinin aynı kişi olduğunun tespitini dava etmiştir. Mahkemece davacının talebi bir delil tespiti istemi gibi kabul edilerek mahkemenin değişik iş esasına kaydedilip karar verilmiştir.
Karar davalı vekiline 07/04/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 22/04/2011 tarihinde tespite itiraz şeklinde dilekçe verilmiştir. Mahkemece 12/05/2011 tarihli ek karar ile 7 günlük itiraz süresi geçirildiğinden itirazın reddine karar verilmiş, bu karar davalı vekiline 25/05/2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve aynı tarihte temyiz edilmiştir.
Davacının istemi delil tespiti niteliğinde değildir. Bu nedenle öncelikle değişik iş esasına kaydı doğru değildir. Mahkeme esasına kaydedilerek esastan karar verilmelidir. Davanın bu niteliği itibarıyla karara karşı itiraz değil temyiz kanun yolu açıktır. Mahkemenin kayıt şekli ve davayı nitelemesine göre davalı vekilinin gerekçeli karara karşı 22/04/2011 tarihinde verdiği itiraz dilekçesi aslında temyiz dilekçesi olup; bu durumda dahi süresinde yapılmış bir temyiz istemidir.
Davacının istemi, tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun tespiti istemine yönelik bir tespit davasıdır. Mahkemece, davanın mahkemenin esas defterine kaydedilerek görülmesi gerekirken değişik iş esasına kaydedilerek delil tespiti şeklinde yargılama yapılıp karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/2110, K. 2012/12639, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama