KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/2237 E., 2012/11396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Cihanbeyli Maliye Hazinesi aleyhine 17/09/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, Taşpınar Kasabası 182 ada 8 parselde hazine adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali için dava açtığını, yargılama sırasında taşınmazın başkalarına devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, buna rağmen tedbir kararı gözardı edilerek taşınmazın Toprak Reformu Genel Müdürlüğü'nce üçüncü kişilere dağıtılması nedeniyle davasının konusuz kaldığını ve TMK.'nun 1007. maddesi gereğince Tapu Sicil Müdürlüğü elemanlarının hatalı işlemi nedeniyle zarara uğradığını belirterek tazminat istemiştir.
Yerel mahkeme, TMK.'nun 1007. maddesine dayalı tazminat isteminin zarar şartına bağlı olduğunu, somut olayda davacının açtığı ve konusuz kalan davada bir zarar oluşup oluşmadığının belli olmadığı, tedbire rağmen taşınmazın satımının yapılmasının zarar olduğunu göstermeyeceği, o davada davacının haklılığını ispat imkanı varken kullanmayarak zarara uğradığı gerekçesiyle bu davayı açsa da zararını ispatlayamadığından davayı reddetmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davacının dava konusu ettiği parselin murise ait taşınmazdan miktar fazlası olarak ayrılarak hazine adına kayıt olunduğu, davacının bu kaydın iptali için dava açtığı ve taşınmazın Toprak Reformu Genel Müdürlüğü'nce başkalarına dağıtımının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı istediği kararın mahkemece verilerek Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından infaz edildiği, buna rağmen taşınmazın yargılama aşamasında üçüncü kişilere dağıtıldığı,
davacı yeni maliklere karşı yargılamaya devam etti ise de sonrasında davanın konusuz kalmasını takdire bıraktığını bildiren dilekçeyi mahkemeye sunmakla yerel mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmolunduğu anlaşılmaktadır. Davacının açtığı tapu iptali ve tascil davasında hazineye karşı ileri sürdüğü iddia ile bu davada ileri sürülen iddia farklıdır.
Davacı, davalı idare görevlileri tedbir kararının gereğini yerine getirseydi, taşınmazın üçüncü kişilere devredilmeyeceğini ve tapu iptali ve tescil davasını kazansa bile taşınmazı elde edememekle zarara uğrayacağını iddia etmektedir.
Şu durumda yerel mahkemece davacının tapu iptali ve tescil davasına esas iddialarının incelenmesi, davacının zilyetlik iddası olmakla zilyetlikle tapunun iptali tescile ilişkin şartların mevcut olup olmadığı, taşınmaz üçüncü kişilere dağıtılmasaydı adı geçen davayı kazanıp kazanamayacağının irdelenmesi ve varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/2237, K. 2012/11396, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama