İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/4186 K.2013/6159

Davacı... Şubesi vekili Avukat ... vd. tarafından, davalı ... aleyhine 16/06/2003 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca…

Esas2012/4186Karar2013/6159Tarih3 Nisan 2013Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2012/4186 E., 2013/6159 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı... Şubesi vekili Avukat ... vd. tarafından, davalı ... aleyhine 16/06/2003 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:

Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı kamu bankası asıl ve birleşen dosyada, servis görevlisi olarak çalışan davalının bazı müşterilere ait döviz tevdiat hesaplarını kullanmak suretiyle uhdesinde bulunan kasadan bir kısım dövizi zimmetine geçirdiğini belirterek, uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının görevli olduğu dönemde kambiyo işlemlerini tek başına yürüttüğü, denetim boşluğundan yararlanarak bilerek ve tasarlayarak zimmetine para geçirdiği, zimmetine geçirdiği paralardan dolayı ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/286 esas, 2005/278 sayılı kararı ile suçlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/286 esas, 2005/278 karar sayılı dosyasında; davalı ...'ın basit zimmet suçundan cezalandırılarak, bankanın uğramış olduğu 30.173,00 TL zararın sanıktan tahsili ile müdahil bankaya verilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, ceza davasında bankanın zararının tazminine karar verilmiş olması gözetilerek hükümde tahsilde tekerrür olmamak şartıyla ifadesinin kullanılmamış olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının 1. bendinin son kısmında "....davalıdan alınarak davacıya verilmesine" söz dizisinden önce gelmek üzere "tahsilde tekerrür olmamak üzere" söz dizisinin eklenmesine, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu şeklinin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/04/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı, ....Müdürlüğü banka çalışanı olan davalı ...'ın 1999-2002 yılları arasında zimmetine para geçirmesi nedeniyle davalı hakkında müfettiş.... 14/08/2002 tarihli raporuna göre davalı hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3.maddesi gereğince işlem yapılmak üzere ... C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu ve ceza yargılamasında davaya müdahil olup taraf sıfatını kazandığı gibi, ayrıca davalı ... hakkında 26/10/1998-25/04/2002 tarihleri arasında zimmetine para geçirmek suretiyle bankayı zarara uğratmaktan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/362 Esas sayılı önümüzdeki tazminat davasını 16/06/2003 tarihinde açmıştır.

Suç duyurusu ile ilgili ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/286 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davalı (sanık) ... hakkında zimmet suçu sabit görülerek 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesine göre davalının (sanığın) cezalandırılmasına ve 4389 sayılı Yasa'nın 22/3. maddesine göre davacının zimmetten kaynaklanan zararı olan 30.173 YTL'nin davalı (sanık) dan alınarak davacı müdahil bankaya verilmesine 08/11/2005 tarihinde karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.

4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesinde banka çalışanının zimmetine para geçirmesi halinde hapis cezası ve ağır para cezası ile cezalandırılır düzenlemesi yanında, ayrıca, meydana gelen zararın ödenmemiş olması halinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur denmektedir. Bu düzenlemeye göre ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi Yasa'nın amir hükmü gereğince ceza tayini yanında davacının zimmetten kaynaklanan zararını da hesap ettirip hüküm altına almıştır. Davacı ... Genel Müdürlüğü ceza davasına müdahil olmak suretiyle taraf sıfatını kazandığı halde tazminatı da içeren ceza kararını temyiz etmediğinden Ağır Ceza Mahkemesi kararı tazminat yönünden de kesinleşmiştir.

818 sayılı eski Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi ile 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu'nun 74. maddesindeki "kusurun takdiri ve zararın miktarının tayinine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlamaz" düzenlemesi davamızda uygulanmaz. Zira,...Bankası Genel Müdürlüğü ceza davasında taraf sıfatını aldığı gibi, ceza mahkemesi heyeti 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3 amir hükmü gereğince re'sen davacının zararını tespit edip hüküm altına almıştır. Ve taraf sıfatı bulunan...Bankası Genel Müdürlüğü'de bu tazminat miktarını temyiz etmeyerek kendisi yönünden de kesinleşmesini sağlamıştır.

Aksi halde, yani Ağır Ceza Mahkemesi'nin tazminata ilişkin kararının hukuk hakimini bağlamayacağını kabul edersek o takdirde 4389 sayılı Yasa'nın 22/3. maddesi nerede uygulanacak ....Bu maddeyi uygulayan Ağır Ceza Mahkemesi heyeti abesle iştigal mi etmiş olacak ? Yani, tazminata ilişkin kararı boşa mı vermiş olacak .... Düşünceme göre, BK'nun eski 53 yeni 74. maddelerindeki düzenleme taraflardan birinin ceza davasında taraf sıfatını almadığı veya zarar hesabı yaptırılmakla beraber zarar konusunda hüküm kurulmadığı vs. hallerde uygulanabilir.

Ağır ceza yargılamasının yapılmasına ilişkin suç duyurusunun dayanağı olan müfettiş raporunun içeriği,...Bankası Genel Müdürlüğünün ağır ceza yargılaması sırasında davaya müdahil olmak suretiyle taraf sıfatını almış olması da gözönüne alındığında davaya konu tazminat talebi yönünden Ağır Ceza Mahkemesi hükmü ile önümüzdeki ... Asliye Hukuk Mahkemesi hükmü, taraf, sebep, zarar dönemi ve zarar kalemleri itibariyle konusu ve talep sonuçları olarak aynıdır.

Dolayısıyle taraflar arasında eski HUMK'nın 237 yeni HMK'nın 303. maddeleri gereğince asıl tazminat alacağı yönünden Ağır Ceza Mahkemesi kararı kesin hüküm oluşturmaktadır. Asıl tazminat alacağı yönünden tekrar hüküm kurulması doğru değildir. Asıl tazminat alacağı yönünden (davanın açılış tarihi ceza kararından sonra olduğundan) davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Ancak, Ağır Ceza Mahkemesi kararında faize hükmedilmediğinden faiz yönünden kesin hüküm oluşmadığından sadece faiz yönünden karar verilmesi gerekirken asıl tazminata da karar verilmesi doğru değildir. Karar bu yönden doğru değildir. Sayın çoğunluğun kararı düzelterek onama düşüncelerine katılmıyorum. 03/04/2013

KARŞI OY YAZISI

Dava, davacı bankada servis görevlisi olarak çalışan davalının 26.10.1998-25.04.2002 tarihleri arasında bazı müşterilere ait döviz tevdiat hesaplarındaki 14.350 DEM ile 45.125 USD tutarındaki dövizleri uhdesindeki kasadan almak suretiyle zimmetine geçirmesi nedeniyle, usulsüz işlemlerin yapıldığı 26.10.1998 tarihinden itibaren borca esas döviz cinsine bankaca verilen en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikle tahsili istemine ilişkindir

İlk derece mahkemesince, oluşan banka zararının ana para ve faizleriyle birlikte dava tarihi itibariyle 92.615,22 TL olduğu ancak, dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak 47.414.47 TL'nin işlem tarihi olan 26.10.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalının temyizi üzerine Dairemizin değerli çoğunluğunca, yargılandığı ağır ceza mahkemesinde davalının basit zimmet suçundan cezalandırıldığı, ayrıca bankanın uğramış olduğu 30.173,00 TL zararın da ödettirilmesine hükmedildiği, sanık (davalı) ile katılan (davacı) tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiğini belirtilerek karar, hüküm fıkrasının 1. bendinin son kısmına "tahsilde tekerrür olmamak üzere" söz dizisi eklenmek suretiyle düzeltilmiş şekliyle onanmıştır.

Ceza mahkemesi, zarar görenin tazminat istemini hüküm altına aldığına göre hukuk mahkemesinde aynı konuda yeniden dava açılamayacağından, ceza mahkemesi kararı kesin hüküm niteliği kazanmıştır.

Öte yandan, suçtan zarar gören ceza mahkemesinde tazminat isterken fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğu takdirde ancak bu bölüm için hukuk mahkemesinde dava açabilir. Bu itibarla öncelikle açıklanan gerekçelerle davanın reddi gerektiği kanaatindeyim.

Ayrıca; kabule göre de karar isabetli ve yerinde olmamıştır. Çünkü; ceza mahkemesinde sanığın zimmetine geçirdiği 10.450 DEM ile 33.975 USD dövizin efektif satış karşılığı olan 30.173,00 TL'nin ödettirilmesine hükmedilmiştir. Hukuk mahkemesinin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunda ise, 3.900 DEM artış gelerek 14.350 DEM ile 33,975 USD döviz, karşılığı ana para 29.032,22 TL dava tarihine kadar faizin de 63.582 TL olmak üzere oluşan toplam zarar 92.615,22 TL olarak belirlenmiştir. Oysa ki kararda taleple bağlı kalındığı vurgulanarak 47.414.47 TL alacağın işlem tarihi olan 26.10.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüş ve kanaati ile sayın çoğunluğun ilk derece mahkemesi hükmünün düzeltilmiş biçimiyle onanmasına katılmıyorum. 03/04/2013

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/4186, K. 2013/6159, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı Oy Yazısı
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4186
Karar No
2013/6159
Tarih
3 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/4187 K.2013/6738
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/4187 K.2013/2843
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/4189 K.2013/4291
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/4189 K.2013/2664
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/4193 K.2013/4747
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/4197 K.2013/4748

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.