KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/6629 E., 2012/11073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 03/04/2007 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 27/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve duruşmasız olarak da bir kısım davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne ve davalılar sayısının fazlalığı ve pul yetersizliği nedeniyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları reddedilmedir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, davacı kurumda çalışan davalıların kusurları nedeniyle kuruma verdikleri maddi zararın giderilmesine ilişkindir.
Davacı, 1983 yılında Hazine adına tescil edilen taşınmazların bir kısmının kayıtlarının, bu dönemde tapu sicil müdürlüğünde çalışan davalıların kusurlu davranışları nedeniyle kapatılmadığını, Mustafapaşa Belediyesi tarafından 1989 yılında yapılan imar uygulamaları sonucu bu taşınmazların tescil harici olduğu değerlendirilerek belediye adına tescil edildiğini, aynı taşınmazlar için yeni bir ada ve parsel numarası verilmek suretiyle ikinci bir kayıt yapıldığını, belediye imar işleminin iptali için dava açtıklarını, bu davaların sonucunun beklenerek, oluşan hazine zararının davalılardan tahsilini istemiş, 27/12/2011 tarihli beyanında;
idari yargıda açılan davanın hazine lehine sonuçlandığını, belediye tarafından yapılan geri dönüşüm işlemleri ve imar uygulamasıyla hazine zararının ortadan kalktığını, davanın konusuz kaldığını belirterek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasında hazinenin suçu olmadığından yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılar aleyhine yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini talep etmiş, yerel mahkemece, zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının açmış olduğu davalar sonuçlanmadan tazminat davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, dava açılmasına davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmiş; karar, davacı ve bir kısım davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının davalılara karşı açtığı davada zamanaşımı tehlikesi bulunmaktadır. Davacı da dava dilekçesinde, açmış oldukları davaların sonucunun beklenilmesini talep ederek davasını açmıştır. Bu nedenle, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı vardır. Ancak yargılama devam ederken davacının zararı idari yargı kararı ve bu karar sonucu belediye tarafından tesis edilen idari işlemler sonucu ortadan kalktığından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Bu hususlar dikkate alındığında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılması ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Karar bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6629, K. 2012/11073, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama