KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/6782 E., 2012/10339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; feragat nedeniyle reddine dair verilen 19/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Etkili eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, maddi tazminat istemi yönünden “atiye bırakmak suretiyle feragat” edildiğinden reddine, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece, davacı vekilinin “atiye bırakmak suretiyle maddi istem yönünden feragat edildiğine” yönelik beyanı gözetilerek maddi tazminat istemi yönünden feragat nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir. Feragat, tek taraflı, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran usuli bir işlemdir. Şarta bağlı ya da üstü örtülü yapılan feragat beyanı dikkate alınmaz.
Eldeki davada, davacı atiye terk etmek iradesini ortaya koyarak feragat ettiğini beyan ettiğine göre buradaki asıl amacın atiye terk olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması somut olay yönünden davacının iradesini aşan ve davacı yönünden ağır sonuçlar doğuran bir durumdur. Bu nedenle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının beyanı değerlendirilerek bu konuda yeniden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedene kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/6782, K. 2012/10339, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama