KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/7399 E., 2012/10112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat.... tarafından, davalı ... Hazinesi aleyhine 15/06/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız el koyma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedenyile reddine dair verilen 19/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız el koyma nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, 13 adet büyükbaş hayvanına kaçakçılık suçu nedeniyle el konarak yediemine teslim edildiğini, ceza mahkemesinde delil yetersizliğinden beraat ettiğini ve hayvanların kendisine geri verilmesine karar verilmesine rağmen hayvanlarını geri alamadığını belirterek uğramış olduğu maddi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu el koyma işlemi 18.08.2003 günü yapılmış, eldeki dava, 15.06.2011 günü açılmıştır. Dava dilekçesi, davalı ... Hazinesine 23.06.2011 günü tebliğ edilmiş, davalı vekili, 04.10.2011 günlü cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davacı ise, 07.10.2011 günlü dilekçesi ile zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığını belirterek karşı koymuştur.
Zamanaşımı, bir talep ve dava hakkının kanunda belirtilen süre içinde kullanılmaması halinde usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla borçluya borcunu ödememe olanağı veren bir hukuki savunma yoludur. İlk itiraz niteliğinde olmadığından esasa cevap süresinden sonra da ileri sürülebilirse de davacının da buna karşı savunmanın genişletildiğini ileri sürerek karşı koyma hakkı vardır.
Somut olayda davalı Hazine dava dilekçesinin tebliğinden sonra esasa cevap süresi içinde değil, esasa cevap süresini geçirdikten sonra zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Davacı ise, davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığını, esasa cevap süresi içinde zamanaşımı konusunun ileri sürülmediğini, savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini ve süresinde yapılmayan zamanaşımı savunmasının reddedilerek işin esasının incelenmesini istemiştir.
Şu durumda; yerel mahkemece, davalının esasa cevap süresi dolduktan sonra ileri sürdüğü zamanaşımı savunmasına davacı tarafından savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu belirtilerek karşı konulduğuna göre, davalının zamanaşımı itirazının reddi ile işin esasına girilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7399, K. 2012/10112, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama