KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/8494 E., 2012/15842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Köy Tüzel Kişiliği vd. aleyhine 24/01/2011 gününde verilen dilekçe ile tespit ve muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görev ve husumet yönünden reddine dair verilen 16/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, köy sınırının tespiti ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olup, yerel mahkemece, istemin idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden görev yönünden reddine dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/2 maddesi hükmüne göre; “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.”
Yukarıdaki düzenleme hiç kuşkusuz adli yargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulanacak bir hüküm olup HMK' da düzenlenmiştir. Düzenlemede “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” hali anlatılmıştır.
Yargı yolu bakımından görevsizlik kararında ise davaya başka mahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılacak bir davanın görülmesi durumu söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir.
Şu halde yargı yolu bakımından ret kararı verilmesi durumunda davalı yararına karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile vekalet ücreti verilmemiş olması doğru değildir.
Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’ nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/8494, K. 2012/15842, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama