KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/9709 E., 2012/18372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... SGK İl Müdürlüğü aleyhine 16/12/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 07/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece, yer yönünden yetkisizlik kararı verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ...'in alacaklı bulunduğu ... İcra Müdürlüğü'nün 2007/506 Esas sayılı dosyasında, takip borçlusunun emekli maaşına haciz konulduğunu, emekli maaşının her ay 1/4'ünün kesilerek icra dosyasına gönderildiğini, ancak 2010 yılı Aralık ayından bu yana kesintilerin gönderilmediğini belirterek, uğradığı maddi zararın tazmini talep etmiştir.
Davalı vekili, süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile S.G.K. İl Müdürlüğü işlemleri aleyhine açılacak davaların Manisa Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, HMK'nun 6. maddesi gereğince davalı ... İl Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi olan Manisa Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi gereğince; genel yetkili mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça her dava, açıldığı günde davalının Medeni Kanun gereğince yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görülür.
HMK’nın 16. maddesi gereğince de haksız fiilden doğan dava, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
Böyle bir durumda, davayı hangi mahkemede açacağı konusunda seçimlik hakkı bulunan davacı, davasını dilerse davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde, dilerse haksız eylemin gerçekleştiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesinde, dilerse de kendi yerleşim yerinde açabilir.
Eldeki dava, icra dosyası üzerinden her ay takip borçlusunun maaşından yapılan kesintilerin bir müddet yapılmamasından dolayı uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine dayanmaktadır. Dava konusu alacağa esas teşkil eden icra takibi ...'da yapıldığı gibi davacının yerleşim yerinin de ... olduğu, Soma Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açan davacının, seçimlik hakkını, zararın gerçekleştiği yer mahkemesi ile kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açmak suretiyle doğru olarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, yetki itirazının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiş, ayrıca eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmasına ve bu mahkeme sıfatı ile karar verilmesine rağmen sehven karar başlığında “Aile Mahkemesi sıfatıyla” ibaresinin kullanılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/9709, K. 2012/18372, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama